| Mars: Buz gezegeni |
|
|
|
Bilinen eski adıyla kızıl gezegen, bir zamanlar uzmanların yakıştırdığı dingin çorak arazi görüntüsünden çağlarla ölçülecek kadar farklı -ki buna buz çağları da diyebilirsiniz. Yeni iniş araçlarıyla birlikte şu önemli soru gündemde: Acaba sıvı su ve onunla birlikte yaşam belirtileri olabilir mi? Yörüngeye oturtulan son nesil araçlar, daha önce görüntülenenlerden daha küçük yüzey oluşumlarını ayırt etmeleri ve yüzeyi giderek daha karmaşık aletlerle analiz etmeleri açısından, uzaydan yürütülen Mars araştırmalarında devrim yaratıyor. NASA'nın Mars Global Surveyor (MGS) ve Mars Odyssey uzay gemilerindeki kameralar gezegeni gece gündüz görünür ve kızılötesi ışıkta izliyor. Odyssey'in üzerindeki diğer alıcılar yüzeyin altındaki minerallerden yayılan gama ışınlarını ve nötronları saptayarak, hidrojen ve demir gibi farklı elementlerin yoğunluğunu uzman nükleer fizikçilerin gözleri önüne seriyor. Yörünge araçları Dünya'ya kesintisiz biçimde yeni bilgi akışı sağladıkça, gözümüzün önünde Mars'a ilişkin heyecan verici –ve gerçekten anlaşılması zor– yeni bir tablo beliriyor: Araçlar eski sorulara yanıt ararken bizi yeni gizemlerin bombardımanına tutuyor. Mars uzmanı Hugh Kieffer, genç meslektaşlarına, “maksimum karmaşa dönemi”nde olduklarını söylüyor. Yeni veriler –tamamen yeni veri türleri– araştırmacıların bunlardan bir anlam çıkarmasına yeterli zaman tanımayacak kadar hızlı toplanıyor. Sonuç, göz yanılsamasına benzer bir durum. Mars'a ilişkin çelişkili görüntüler, zihinlerde bir netleşip bir flulaşıyor gibi. NASA'ya bağlı Ames Araştırma Merkezi'nde gezegenler üzerine çalışan jeolog Nathalie Cabrol, “Mars mitolojide savaş tanrısı olarak bilindiği halde, gezegen daha çok bir primadonnayı andırıyor” diyor ve şunu ekliyor: “Siz tam onunla ilgili bir şeyi çözdüğünüzü sanırken Mars her defasında bir sürprizle karşınıza çıkıyor.” Karamela rengi düzlüğün kenarındaki kraterden büyülenen ilk isim, Tempe'deki Arizona Eyalet Üniversitesi'nden jeoloji profesörü Philip Christensen oldu. Christensen, Isı Yayılımıyla Görüntüleme Sistemi'nin (THEMIS) –Odyssey'in üzerinde bulunan ve görünür ve kızılötesi dalga boylarında yüzey görüntülerini çeken cihaz– tasarımından ve yapımından sorumlu ekibin başında. THEMIS, 2002 yazı başlarında krater ve kraterin iç çeperinin garip görüntüsünü Dünya'ya gönderdiğinde, Christensen her bilim adamının hayalini süsleyen türden bir “evreka” anı yaşadı. Ve ilk kez Mars'ın esrarengiz oluklarının nasıl biçimlenmiş olabileceğini anlayabileceğini düşündü. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


